Bazı Yönetim Kurulu üyelerimizin istifalarının ardından yayımladıkları bildiride yer alan iddialar ve bu iddialar etrafında gelişen tartışmalara dair açıklama yapma sorumluluğunu kamuoyuna ve üyelerimize karşı taşıyoruz.

Aralık 2023’te yapılan 71. Olağan Genel Kurul’un ardından oluşan yeni yönetimimiz, ortak mücadele iradesinin bir ürünü olarak şekillenmiştir. Hedefimiz, kolektif karar alma süreçlerini işletmek, üyelerin doğrudan katılımını artırmak ve örgütlülüğümüzü büyütmek olmuştur. Bu yolda eksiklerimiz olsa da önemli mesafeler kat edilmiş, çeşitli adımlar kararlılıkla atılmıştır. Basın emekçilerinin en çok baskı gördüğü dönemde, sendikamızın temsil kabiliyeti büyümüş, özellikle en fazla baskıya uğrayan kesimlerin yanında yer alma iradesi açık biçimde ortaya konmuştur. 

DİSK Basın-İş olarak kararlarımızı, Yönetim Kurulu içinde istişareyle, çoğunlukla da oy birliğiyle aldık. İtirazlar olduğunda değerlendirilmiş, ortak akıl esas alınmıştır. Fikir ayrılıkları elbette yaşanmıştır ancak bu tartışmaların büyük bölümü, ortak mücadele iradesiyle aşılmıştır.

Bu süreçte, istifa eden arkadaşlarımızın önemli sayısal temsile sahip oldukları bir yönetimde, kararların belli bir partinin iradesiyle alındığı iddiası hem gerçeklikten uzaktır hem de sendikamızın ortak iradesine zarar vermektedir.

İstifa eden arkadaşlarımızın bildirgede ifade ettiği bazı hususlara açıklık getirmek zorundayız.   

  • Geniş katılımlı toplantıların yapılmadığı yönündeki iddia doğru değildir. İki defa, yüz yüze ve çevrim içi toplantılar organize edilmiştir. Buna karşın istifa eden bazı Yönetim Kurulu üyeleri bu toplantılara katılmamıştır. 

    Ayrıca sendikamıza kadro yetiştirme amacıyla bu yıl içinde iki kez eğitim programları gerçekleştirilmiş, sendikamızda aktif görev alan onlarca üyemiz toplantılara katılmıştır. Bu toplantıların daha verimli geçmesi için tüm Yönetim Kurulu ortak bir irade ortaya koymuştur. Yetersizliklerin nedeni farklı siyasal görüşler değil, sorumlulukların eşit dağılmaması ve görev paylaşımındaki dengesizliktir.
  • Genel Başkanımız Turgut Dedeoğlu’nun görev aldığı bir kongrede yaşananlarla dair olarak ortaya atılan “kayyum talebi” iddiası ise tümüyle asılsızdır. Söz konusu dava, Dev Turizm-İş Antalya Şubesi delegeleri ve avukatları tarafından açılmıştır, davadaki talep genel kurulun yenilenmesidir. Dedeoğlu’nun imzası, sandığın Yüksek Seçim Kurulu tarafından bir saat erken kapatılması sonucu oy kullanamayan delegelerin talebi doğrultusunda divan üyesi sıfatıyla tutanak altına aldığı bir belgeye dayanmaktadır. Bu süreç ve dava sendikamız yönetimiyle ilişkili değildir; konu sonradan öğrenilmiştir.

    Tüm bu süreçte sendikamız davanın sendikal mücadeleye zarar verebileceği gerekçesiyle, tarafı olmadığını açıkça ifade etmiş; ilgili taraflarla görüşülerek, davanın geri çekilmesi yönünde mutabakat sağlanmıştır. Görüşme sonucunun aktarılması için yapılacak Yönetim Kurulu toplantısının beklenmiş olması eksiklik olsa da istifalar, görüşme sonucunun ne olduğu dahi sorulmadan duyurulmuştur.

    Bu süreç yaşanırken bazı Yönetim ve Disiplin Kurulu üyelerimiz “kayyum talebi” iddiasıyla ilgili gündemin değerlendirildiği toplantıya mazeret bildirerek katılamamış ve müstafi genel sekreter tarafından kendilerine bir bilgilendirmede bulunulmamıştır. Müstafi Yönetim Kurulu üyeleri dışındaki Yönetim Kurulu üyelerinin hiçbirinin istifalardan haberi olmamış, bildirge yayınlandıktan sonra kamuoyundan haberdar olunmuş, süreç olumlu ilerlerken istifa kararları açıklanmış ama sendikamıza şu ana kadar herhangi bir resmi istifa dilekçesi ulaşmamıştır.
  • Sendika yöneticiliği, herhangi bir siyasi partiye sempati duymakla çelişmediği gibi her yönetici, sendikanın çıkarlarını esas alma mecburiyetindedir. DİSK Basın-İş’in ve temsil ettiği işçi sınıfının çıkarlarının her şeyin üzerinde tutulması ortak ilkemizdir ve bu yaklaşım, ortak bir bildiriye imza atarak istifa eden yöneticiler de dahil olmak üzere kuşkusuz tüm yöneticiler için geçerli olmak zorundadır. DİSK Basın-İş’te sendikal demokrasinin işletilmesi hayati önem taşır ve tüm yöneticiler, bu ilkeyi esas alarak hareket etme yükümlülüğündedir.

⁠Yönetimimiz altındaki iki yıllık süreç içerisinde DİSK Basın-İş, ifade ve düşünce özgürlüğünün bu en sıkıntılı olduğu günlerde tutuklu bulunan tüm gazeteci arkadaşlarımız için sokakta olmaktan bir adım geri atmamış; özgür basın ile muhalif basına yönelik iktidarın saldırılarına, baskı ve gözaltılarına karşı kamuoyu oluşturmak için mücadele etmiş, KRT Direnişi’nde olduğu gibi basın emekçilerini sermaye karşısında ezdirmemek için sendikanın tüm olanaklarını zorlamış; açlık sınırına yakın maaşlara mahkûm edilen matbaa işçilerinin örgütlenmesi sürecinde aktif olarak yer almış, sendikayı yayınevi emekçileri için de bir mücadele merkezi olarak şekillendirmek adına önemli adımlar atmıştır.

Yıllar sonra ülke barajını geçen ve toplu iş sözleşmesi yetkisi kazanan sendikamız, tüm eksikliklerine rağmen önemli bir yol katetmiştir. 

Kısır tartışmalar yerine, emeğin ortak mücadelesini büyütmek hem işçi sınıfına hem halklara hem de tüm ezilenlere kazandıracaktır. En büyük gücümüz, birlikte yürüttüğümüz mücadele iradesidir. 

Bugüne kadar nasıl olduysa, bundan sonrasında da DİSK’i ve basın-yayınevi-matbaa işçilerinin sendikası DİSK Basın-İş’i, kurucu sendikalarından olduğumuz konfederasyonumuzun kurucu ilkelerine sadık kalarak var gücümüzle büyütmek için çalışmaya devam edeceğiz. Tüm dostlarımızı ortak mücadeleyi birlikte büyütmeye çağırıyoruz.

DİSK Basın-İş Yönetim Kurulu