T24 muhabiri Can Öztürk derhal serbest bırakılmalıdır!

T24 Muhabiri, meslektaşımız Can Öztürk, Boğaziçi Üniversitesi’ndeki protestoları haber yapmak için izlediği esnada gözaltına alınmış, basın kartı elinden alınıp kırılmış, ardından boğazı sıkılarak ters kelepçe ile polis aracına bindirilmiştir. Hiçbir insanın uğramaması gereken keyfi ve orantısız müdahale ile gözaltına alınan meslektaşımızın serbest bırakılmasını beklerken tutuklamaya sevk edildiğini öğrenmiş bulunmaktayız. Polis

Saraçhane protestolarını takip ettiği için hakkında dava açılan gazetecilerin yanındayız!

Saraçhane protestolarını takip ettikleri gerekçesiyle 24 Mart’ta ev baskınıyla gözaltına alınan, 25 Mart’ta tutuklanıp 27 Mart’ta tahliye edilen Now TV muhabiri Ali Onur Tosun, AFP muhabiri Yasin Akgül, fotomuhabir Bülent Kılıç, gazeteci Zeynep Kuray ve fotomuhabirler Gökhan Kam, Kurtuluş Arı ile gazeteci Hayri Tunç hakkında 2911 sayılı kanuna muhalefet iddiasıyla

Bilirkişi raporuyla kanıtlandı: Yetki hakkımız bakanlığın hatalı istatistikleriyle 6 ay boyunca gasbedildi!

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından 24 Temmuz 2024 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan “2024 yılı Temmuz İstatistiği” verilerinin hatalı olduğu ve DİSK Basın-İş’in Temmuz 2024’te ülke barajını aştığı Ankara 4. İş Mahkemesi’ne açtığımız davada dosyaya giren bilirkişi raporuyla kanıtlandı. Resmi Gazete’de yayımlanan verilere göre, Basın Yayın ve Gazetecilik iş kolunda

15 Basın Meslek Örgütünden Ortak Açıklama: Gazetecileri Derhal Serbest Bırakın!

Ulusal ve uluslararası basın meslek örgütlerinin 18 Şubat’ta yapılan operasyonla gözaltına alınan meslektaşlarımız için yaptığı ortak basın açıklamasıdır. Gazetecileri derhal serbest bırakın! Aşağıda imzası bulunan basın özgürlüğü ve insan hakları örgütleri olarak, 18 Şubat 2025 tarihinde dört gazetecinin gözaltına alınmasını kabul etmiyor ve gözaltındaki gazetecilerin derhal serbest bırakılmasını talep ediyoruz.

Gazetecileri Susturamazsınız!

Uzunca bir süredir yargı organlarının bir baskı aracına dönüştürülerek basının sesinin kesilmeye çalışıldığını endişeyle takip ediyoruz. Sadece halkın haber alma hakkı elinden alınmıyor, düşünce ve ifade özgürlüğü de yok ediliyor. Bir basın toplantısını haber yapan gazetecilere soruşturma açılıyor, bu yetmezmiş gibi bir röportajı nedeniyle Barış Pehlivan, Serhan Asker ve Seda

10 OCAK: BASKIYA, ŞİDDETE VE SANSÜRE KARŞI MÜCADELE GÜNÜ!

Bu yıl da 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü kötü çalışma koşulları, baskı, şiddet ve sansürle karşılıyoruz. Güvencesiz istihdam, düşük ücretler, uzun çalışma saatleri ve sendikasızlaştırma baskıları, gazetecilik mesleğini adeta bir hayatta kalma mücadelesine dönüştürüyor. Ancak bu zorlu koşulların üzerine bir de gazetecilere yönelik artan baskı, şiddet ve sansür eklenince, basın

Gazeteciler sesleniyor: Artık yeter! Siyasetçiler bizi canımızla ve işimizle tehdit etmesin!

Kamuoyunun yakından takip ettiği her olayda gazeteciler, haber kaynaklarından aldıkları bilgiyi evrensel gazetecilik ilkeleri çerçevesinde doğrulayıp, değerlendirip, haber, yorum veya analiz olarak okurlarına sunarlar. Tüm dünyada geçerli olan bu süreç maalesef Türkiye’de son zamanlarda otosansürle yani gazetecinin bilgi aktarırken kendisini sansürlemesiyle sonuçlanıyor. Bunun sonucunda da kamuoyunun doğru bilgiye erişimi engelleniyor,

Etki ajanlığı düzenlemesi basın ve ifade özgürlüğüne açık bir saldırıdır!

Gazetecilik faaliyetlerini hukuki belirsizliklerle suç unsuru haline getirecek olan ‘etki ajanlığı’ düzenlemesi AKP iktidarı tarafından yeniden TBMM gündemine getiriliyor. 
Geçtiğimiz Mayıs ayında 9’uncu Yargı Paketi taslağında yer alan ve tepkilerle geri çekilen bu düzenleme, şimdi farklı bir torba yasa teklifi kapsamında yeniden karşımıza çıkmıştır. Bu yasa, iktidar eleştirisini bastırmak ve

Gerçek Gündem’deki baskı ve işten çıkarmalar hukuksuzdur, kınıyoruz!

Yakın zamanda TV100’ün sahibi, iş insanı Necat Gülseven tarafından satın alınan ve Genel Yayın Yönetmenliği görevine Seyhan Avşar’ın getirildiği Gerçek Gündem haber sitesinde, aralarında üyelerimizin de bulunduğu 5 basın emekçisinin işine son verildiğini, 2 gazetecinin ise istifaya zorlandığını öğrendik. “Hak, hukuk, adalet” haberleriyle tanınan Avşar, göreve geldikten kısa bir süre

Selçuk Birdi’nin katili toplu iş sözleşmesini geciktirenlerdir

Karşıyaka Belediyesi’nde zabıta olarak çalışan, Tüm Bel-Sen İzmir 2 Nolu Şube Karşıyaka Belediye Temsilcisi Selçuk Birdi’nin, borçlarını yazdığı bir mektup bırakarak yaşamına son verdiğini üzüntü ve öfkeyle öğrendik. Üzgünüz çünkü bir canımızı kaybettik, öfkeliyiz çünkü sendika temsilcisi de olan bu sınıf kardeşimizin borçları yüzünden hayatına son verecek kadar bunalmış olması